Dün yine sitede bahsetmiş olduğum gibi komşularımızla oturup konuşurken yine laf lafı açtı ve konu okullara geldi. Semtimizde bulunan çok elit bir kesme hitap ettiği söylenen hatta kardeşimin de öğrencileri arasında bulunduğu okuldan bahsedildi. Okula inanılmaz bir rabet var o kadar ki insanlar daha çocuklarını doğurur doğurmaz gidip bebeklerinin ismini 3 veya 4 sene sonra başlayacak eğitimleri için listeye yazdırıyorlar. Dün ilk defa gördüğüm bir komşumuzun değindiği konu enteresandı açıkçası. Yuvaya alınmak üzere mülakata veli ve çocuk birlikte çağırılıyor ve 3 belki de 4 yaşında ki çocuğa yapılan değerlendirme sonunda “leadership skills” düşük bulunuyor, mülakat sırasında yerine oturmadığı için tuhaf karşılandığı bile söyleniyor. Ne çocuk psikolojisi ne de bu konuya dair herhangi bir eğitimim yok. Fakat enteresan olan o yaştaki çocuk kardeşimden biliyorum değil o yaşta 10 yaşında bile oturamıyorlar yerlerinde.  Okul çok iddialı zaten “Yurtdışı odaklı eğitim veriyoruz” savunmaları var. Ayrıca özgüveni yüksek çocuklar yetiştiriyoruz biz derler. Ee noldu o zaman çocuğun mülakatta ki özgüveni velisinin gözünün belkide uyarılarının aksine başkaldırısı. Kendiyle tezat bir eğitim sistemi. Farklı olmalıyım ben derken nasıl aslında farklılık göstereceğini şaşırdığı. Amacım okulu eleştirmek değil. Herkesin belli bir eğitim politikası vardır. Tonla okul vardır. Seçim meselesidir çocuğunu nasıl yetiştirmek istersen öyle bir okulda eğitim görmesini istersin ama bu kadar basit mi? ( E peki senin kardeşin neden o okulda derseniz böyle küçük bir yerde beklenen şey en yakında ki okulda okuması orada başladı arkadaşları var fakat benim çocuğum olsa tabii ki kesinlikle istemem orada okumasını orası ayrı yakında bile olsa). Onlar okul hakkında konuşurken aklıma gelen çok sevdiğim bir hocamın Kanada’da görevini sürdürdüğü sırada bir derste öğrenci ile olan diyaloğuydu. Ders sırasında Plato’dan bahsediliyor ve öğrenci çıkıp Plato’nun savunduklarının yanlış olduğunu iddia ediyor. Şaşırılacak şey değil fakat o ne özgüven derler ne yaptın bu güne kadar da Platoyu eleştiriyorsun sanki dünya literatüründe kabul görmüş bir görüşü varmışçasına bir red. Fakat hocamın da değindiği gibi önemli birşey var kaçırılmaması gereken öğrencide ki özgüven, düşüncesini herşeye herkese rağmen savunması. Ama o bile sınırında güzel dedirtecek cinsten. Şimdi diyebilirsiniz Plato akraban mı olur uzaktan niye savunuyorsun. Sanane vb. savunmalar…

O kadar basit mi dedim bu eğitim işi. Konuştuğum okullar özel okullar buralarda değişen eğitim sistemi. Değiş işte sistem çok farklılaşmış. Evet hepimiz isteriz özgüveni olan, dünyayı bilen çocuklar görmek etrafımızda. Şimdi moda bu tip okullar. İnsanlar nereye gönderirse, oraya gönderiyorlar çocuklarını. Eskiden böyle değil miydi böyleydi tek bir farkla eskiden eğitim kalitesi modaydı. İnsanlar başarısına göre yüksek okullara gönderirlerdi çocuklarını. Moda olan başarıydı. Bir Galatasaray İlköğretim okulu seçmeleri vardı. Tonlarca insan gider çocuğunu kurayaya yazdırırdı. En zengininden orta hallisine kadar. Biz küçükken korkardık öğretmenden dövücek diye değil arkadaşlarımız arasında azarlar diye ama yapacağımzdan da geri kalmazdık. Fakat o zamanlar şimdikinden daha farklı birşey var değişen. Bizlere ultra modern eğitim öncesi son dönemlerden biri olarak bizler şimdikilerden çok farklıyız. En yaramazından en çalışkanına hepimiz şimdikilere kıyasla daha farklıyız. Evet kimimizin saçı döküldü kimimiz okuldan atıldık ama dersler aldık biz eğitildik, öğretimde vardı. Okulda hayat vardı. Hala inandığım birşey varsa o da okulun sıkı kurallarının olması gerektiği. Her arama, her sabah törenlerinde isyan ederdik ne gereği var ki niye çekiyorlar ne olur o renk giysem bu renk giysem. Yok efendim lazım mış o hakikatten lazım-mış. Nerede nasıl davranmamız gerektiği nerede ne giymemiz gerektiği ve bir çok şey sosyal yaşamda göze batmamak kesinlikle farklı olan kötüdür değil sosyal ortam da abes kaçmamak bahsettiğim. İnsan olup insanlığa sırt çevirmeyi alternatif olmak sananlara…

Derler ya şimdiki nesil çok sorgulayı hayır değil aslında sorgulayan bizdik. Arada kalırdık. Farklı eğitim tarzları vardı, ve o ekollerden arkadaşlarımız vardı. Biz soru sorduk. Şimdikilerin farkı ise onların hepsi aynı şu an herkes eşit Eskiden yönetilirdik, iyi yönetebilmeyi öğrenmek için. Şimdi ise onlar yönetiyorlar daha başından hayatlarının. Hangisi daha iyi bilemiyorum bunu gösterecek olan sadece zaman. Ama maalesef zaman hep eskinin aleyhine işler.

P.s: İnsanoğlu böyledir gideceği yeri hesaplamadan çıkar yola engelle karşılaştığında ise hemen döner o yoldan tüm varolanı ve emeğini çöpe atarak. Sınırlarını bilmez, halbuki her yolun bir sonu vardır işte. İnsanoğlu üretmez, üretir gözükür ama hep tüketir.

Bir Cevap Yazın

Trending

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin