öyle yavaş yavaş ayaklarını sürüye sürüye

değil

koşarak uzaklaştın

ardına son kez bile bakmadan

pişmanlıklarını cebinde değil

bende bırakarak gittin

zaman ilaçtan öte

aşıma uğrattı tüm duygularımı

hatırlayamıyorum, hissedemiyorum

sen neydin benim için

gözlerimde ki buğu hala var

ama kalbimdeki o sızının yerinde bir boşluk

yara da değil, kabukta bağlamamış

kaşıdıkça kanatmıyorsun da artık

ne zaman seni unuttum ben

ne zaman senden vazgeçtim

‘ya onu görürsem’ bile kalbimi yerinden oynatırdı

şimdi sokakta gördüğüm herhangi bir insan kadar anlamsız

yeni tanışacağım biri kadar yabancısın bana

Ben seni değil, asıl ben seni sevmeyi ne zaman unuttum

uyumanın bile amacı olmazdı sensiz rüyalar olacaksa

şimdi rüyalarım da ne sen ne ismin ne cismin

rüyalarım ıssız, tozlu ve sahipsiz

seni sevmek alışkanlıktı, görevdi her gün her saat her dakika

kocaman boşluğumun nedeni yine sensin  

artık amacım yok

uzaklar belirsiz ve karanlık

hangi ben kovdu ki seni benden

seni karanlığımın aydınlığı olarak gören ben mi?

aşkı bu kadar derinden ilk kez yaşayan ben mi?

peşinden nereye olsa sürüklenecek olan ben mi?

umudun anlamının sen olduğuna inanan ben mi yoksa?

hepsi seni çok sevmişti halbuki…

biz seni çok sevmiştik,

sen herhangi bir beni bile sevemeden kaçıp gittin…

Bir Cevap Yazın

Trending

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin