öyle yavaş yavaş ayaklarını sürüye sürüye
değil
koşarak uzaklaştın
ardına son kez bile bakmadan
pişmanlıklarını cebinde değil
bende bırakarak gittin
…
zaman ilaçtan öte
aşıma uğrattı tüm duygularımı
hatırlayamıyorum, hissedemiyorum
sen neydin benim için
…
gözlerimde ki buğu hala var
ama kalbimdeki o sızının yerinde bir boşluk
yara da değil, kabukta bağlamamış
kaşıdıkça kanatmıyorsun da artık
ne zaman seni unuttum ben
ne zaman senden vazgeçtim
‘ya onu görürsem’ bile kalbimi yerinden oynatırdı
şimdi sokakta gördüğüm herhangi bir insan kadar anlamsız
yeni tanışacağım biri kadar yabancısın bana
Ben seni değil, asıl ben seni sevmeyi ne zaman unuttum
…
uyumanın bile amacı olmazdı sensiz rüyalar olacaksa
şimdi rüyalarım da ne sen ne ismin ne cismin
rüyalarım ıssız, tozlu ve sahipsiz
…
seni sevmek alışkanlıktı, görevdi her gün her saat her dakika
kocaman boşluğumun nedeni yine sensin
artık amacım yok
uzaklar belirsiz ve karanlık
hangi ben kovdu ki seni benden
seni karanlığımın aydınlığı olarak gören ben mi?
aşkı bu kadar derinden ilk kez yaşayan ben mi?
peşinden nereye olsa sürüklenecek olan ben mi?
umudun anlamının sen olduğuna inanan ben mi yoksa?
hepsi seni çok sevmişti halbuki…
biz seni çok sevmiştik,
sen herhangi bir beni bile sevemeden kaçıp gittin…





Bir Cevap Yazın