Bazı şarkılar vardır, zaman geçtikçe anlam kazanır…
Yağmurlu ve soğuk günlerde her zamankinden daha çok hatırlarsın eskileri, yaz biter herkes içine kapanır, hatıralarla ısınmaya çalışılır. Kendinle daha çok sohbet eder, “Hani” dersin içinden, eskileri hatırlarsın birer, birer. Eski aşklar, kaybolup giden dostluklar, yitirilmiş hayaller, kırılan kalpler…
Keşke dersin, keşke çocuk olsam, yeniden başlasam. Hayatın, yaşına fazla gelir. Anılar, senden çok büyüklerdir. Zaman almış başını gitmiştir. Artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Hayattan bir dolu hatıralar sırtına yüklenmiş, bazıları ağır gelir düşer saçılır etrafa döner toplarsın birkaçını, kopamıyorsundur onlardan. Toplarken, eline alır tek tek bakarsın onlara, yüzünde tatlı bir tebessüm, belirli belirsiz birkaç damla yaş gözlerinden süzülür, özlersin eskiyi…
Eskiden, aşkı dizelere döken, sarhoşluğumuza meze olan şarkılar şimdi bizi sarhoş etmeye yetiyordur. Hayat çoktan akıp geçmiş, geçmez dediğimiz yılların üzerinden yıllar geçmiş.
Böyle anlarda Sezen Aksu girer devreye. Der ki;
Hani erken inerdi karanlık
Hani yağmur yağardı inceden
Hani okuldan, işten dönerken
Işıklar yanardı evlerde
Mevsimler kimseyi dinlemezken
Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken
Hani herkes arkadaş
Hani oyunlar sürerken
Hani çerçeveler boş
Hani körkütük sarhoş gençliğimizden
Hani şarkılar bizi henüz bu kadar incitmezken
Eskidendi, eskidendi, çok eskiden
Şimdi ay usul, yıldızlar eski
Hatıralar gökyüzü gibi
Gitmiyor üzerimizden
Geçen geçti , geçen geçti
Hadi geceyi söndür kalbim
Şimdi uykusuzluk vakti
Gençlik de geceler gibi eskidendi
Hani herkes arkadaş
Hani oyunlar sürerken
Kimse bize ihanet etmemiş
Biz kimseyi aldatmamışken
Hani biz kimseye küsmemiş
Hani hiç kimse ölmemişken
Eskidendi, eskidendi







Bir Cevap Yazın