Hayat bu, bir varsın bir yoksun. Bıraktıkların kadar anılırsın, sevenlerinle var olursun.

Bugün aramızdan ayrıldı Rauf Denktaş. Canlı yayınlardan birinde, en sevdiği ve çalışma ofisinin duvarında asılan bir yazı okundu. Ne kadar manidar, bir o kadar anlamlı…

Hani bazen sorarım orada, burada ” Neden hep hızlı yaşamaya çalışırız? Neden bitmeyen bir koşuşturma içindeyiz?”

Kesinlikle bir çok ders çıkarılacak bir yazı olarak bence satır satır ezerlenmeli…

“Eğer hayatımı bir daha yaşasaydım, sefere daha çok yanlış yapmaya
cesaret ederdim. Rahatlar, kollarımı gererdim. Bu kez yaptığımdan daha çok
saçmalardım. Daha az şeyi ciddiye alırdım. Daha fazla şans tanır, daha sık
yola çıkardım. Daha fazla dağa tırmanır, daha çok nehri yüzerdim.

Dondurmayı daha fazla, kuru fasulyeyi daha az yerdim. Herhalde daha çok güzel, ama daha az hayali sorunum olurdu.

Bilir misiniz? Ben saati saatine, günü gününe mantıklı ve sağlıklı yaşayan
insanlardanım. Oh evet, güzel anlarım oldu, ama tekrar başlasaydım, onlardan
daha çok olmasına çalışırdım. Aslında, başka hiçbir şey olmamasını denerdim. Sadece anlar, birbirinin ardından, yaşadığım her günün ötesinde onca yıl yaşamak yerine.

Ben hiçbir yere termometresiz, hırkasız, yağmurluksuz ve paraşütsüz gitmeyen insanlardanım. Hayatıma tekrar başlasaydım, çok daha az yükle
yolculuk ederdim.

Eğer hayatımı bir daha yaşasaydım, ilkbahara daha erken yalınayak girer,
sonbaharın geçene kadar da öyle kalırdım. Daha çok dansa gider, daha sık halay çekerdim. Daha çok papatya toplardım”.

Nadine Stair, 85 yaşında (Louisville, Kentucky)

Milletimin başı sağolsun…

Bir Cevap Yazın

, , , , ,

Trending

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin