Nasıl korkarız bir şeyler değişecek diye,
“Yenilik” kelimesi modadan dekorasyona kadar hayatımız dışında her yere sinmiş. Fakat hayatlarımıza bir türlü sindiremiyoruz “Yenilik” kelimesini.
“Yenilenmek” biz insanlar için özümüzü kaybetmek gibi bir anlam taşıyor. Yenilenemiyor, gün geçtikçe daha çok dibe çöküyoruz. Bir süre sonra üretemiyor, düşünemiyor, girdiğimiz o saçma çemberin içinden çıkamıyoruz. Yerimizde sayıyaruz, kendi çarkımızın içinde, bir teker gibi. En orjinalimiz, en cesaret sahibimiz bile ye-ni-le-ne-mi-yor!
Kendimizi bir fanusa kapatmış gibiyiz!
Bir şey yapmak için, en ufak bir şey için bile kılı kırk yarıp, irdeliyoruz!
Biz kendi hayatımız dışında her alanda çok yenilikçiyiz. Özellikle konu eğer “İş” ise. Kendi yönettiğimiz şeylerde yeniliğe o kadar açığız ki, ama gelgelelim konu biz’le ilgili düşüncelerimiz, kararlarımız olduğu zaman o “Yenilikçi” ve “Girişimci” ruhumuz bir anda siniyor, kayboluyor.
Değişemiyoruz, değişmeyi kayıp olarak görüyoruz,
Yeniliği öz kaybetmek sanıyoruz…
Aşmak lazım bazı şeyleri,
Takkeyi öne alıp bakmak lazım,
Kariyer, görünüm vs. değilde hayatımızda neredeydik, nereye geldik ona bakmak lazım…
Lazım da lazım!







Bir Cevap Yazın