panik-atak

Çocukluğumdan beri hayal gücüm oldukça geniş bir yelpazeye sahiptir. Neler yapmadım ki hayal gücümle…

Güzel olmayan vücudumu güzel hayal edip, giymek istediklerimi tasarladım, benim olmayan adamlarla benimlelermiş gibi hayaller kurdum, şiirler yazdım, duvarımda asılı olmasını istediğim resimler yaptım, yaşamak istediğim türden evler çizdim…

Bundan birkaç sene önce bambaşka birşey keşfettim! Beynimin gücünü!

Daha önce dedemi kaybetmiştim ama o zaman ölüm beni çok etkilememişti. Ondan üç sene sonra babamı kaybedince, ölümü gördüm. O günlerde birşey anlamadım. Ölümdü sadece!

Ondan sonraki sene ölümden korkmaya başladım. Herşey zaten o zaman başladı!

Beynimin gücünü neler hayal edip, tüm benliğime nasıl hükmedebileceğinin farkına vardım.

Kısacası ben panik atakla, eskilerin vesvesesi ile tanıştım!

Önceleri anlam veremedim ne olduğuna sonuçta grip filan değildi ki, etrafında gör hemen tedavisini bul ve bu duruma alış…

Herşey ufak bir korkuyla tetikleniyor, sonra aklım en korkunç senaryoyu yazıyor ve vücudum bir anda buz kesiyor!

Ne olabilirdi bu?

Neredeyse her ay bambaşka bir hastalık senaryosu yazıyor aklım, beynim vücuduma emrediyor ve oyun…

Sonrası evde kahkahalarla sonlanan hikayeler…

Bir kış akşamı tanıştım ben bu hastalıkla. Babamı kalp krizinden kaybetmiştim ve beynimin bana ilk oyunu kalp krizi üzerine oldu. Bir anda televizyonda ölüm sahneli bir film izlerken, vücudum karıncalanmaya, her yerim titremeye, midem bulanmaya, sol kolum uyuşmaya başladı. Birden içimden birşeyin “Kalp krizi mi bu?” diye sormasıyla ben üzerime düşen rolü tüm benliğimle oynadım. Yarım saat boyunca bekledim, hiçbirşey yok ortada. Birşey de olmuyor! E bu ne? Annemin yanına indim, bembeyaz bir surat, titrek vücutla karşısında dikiliyorum, telaşla  dönüp; “Bana birşey oluyor, kalp krizi geçiriyorum galiba” dedim, demez olaydım annem hiç beklemediğim bir tepki gösterdi, tepkisizlik! Tüm sistem alt üst oldu. Beklemediğim birşeyle vurmuştu annem, sistemin affallayacağı bir şeyle; tepkisizlik!

Peki, beni bu hale getiren neydi? Sabahtan beri tezgahta bekleyen rakı şişesiydi. Besbelli dokunmuş ve hafiften çarpıntı yapmıştı muhtemelen. Sonrasında ağzıma birşeyler attım ve baktım kendime geliyorum, biraz da açlık varmış bende, o da ortaya çıktı. Sonrası mı? Yarım saat sonra bebekler gibi mışıl mışıl bir uyku…

Annem benim doktorum, o benim hem psikoloğum hem dahiliyecim, yani herşeyim!

Buna hastalık demiyorum ben, rolünü çok iyi oynayan hayalperest bir oyuncu olmak! Çünkü herşey tam anlamıyla on numara oynanıyor. Tek hükmedemediğin, dizginleyemediğin ve engin bir deniz olan yer; aklınla savaşıyorsun.

Senaryoda, aklımın bana uygun gördüğü hastalık rolünde annem tanı aşamasından sonra devreye giriyor. Ama ne bir ilaç ne de bir tedavi uyguluyor. Bir kez “Aptal mısın sen?” bakışı yetiyor.

Bu oyunculuğu tetikleyenler; korku, yenilik, yorgunluk ve açlık. Çünkü ben en çok bu zamanlarda güçsüz düşerim ve güçsüz düştüğüm o an, kendimi çabuk toparlayamaz, olaya kendimi kaptırırsam rolümü mükemmel oynarım!

Nasıl mı geçer? 
Bunu hiç bilmiyorum ama bazen bir sene hiç vurmuyor, bazen iki ay üst üste geliyor. Fakat benden tavsiye üzerinize sorumluluk alacak işler yapın, boşluğa düşmeyin, sorumlu olduğunuz işler ve insanlar olsun. Onların derdine düştüğünüzde, beyniniz rolünü oynattıracak adam bulamıyor ve siniyor! Çünkü atak bir kez geldi mi, imkanı yok durduramıyorsunuz, aklınızda bulunsun. Ben ne doktorum ne de başka bir uzman bunu yaşayanım ben. Etrafınızda güçsüz insanların olmaması da çok önemli. Sizin bu oyununuzda, sizi izleyip alkışlayacak değil, yerip, yuhalayacak insanların olması gerekiyor.

Benden size tavisye olsun bu!

İyi akşamlar…

“Beyninizin gücünün farkında mısınız?” için bir yanıt


  1. kesinlikle yazdıklarına katılıyorum ve bence en önemli neden boşlukta olmak yani bir şeylerle uğraşmamak,meşgale edinmemek tetikleyen en önemli etkenlerden öyle olunca insan kendine sarıyor kendi iç sesini dinliyor bu da tetiklemeye yetiyor

Bir Cevap Yazın

, , , , , , , , , , , , , ,

Trending

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin