Geçen gün en yakın arkadaşlarımdan biri aradı, titrek ve telaşlı bir ses tonuyla “21 Aralık’ta sence bişi olcak mı?”
Önce güldüm, sonra düşündüm, bana bir mesaj ya da ona benzer bir bildirim gelmemişti.
“Bilmiyorum” dedim.
Sonra bana tam bir hafta öncesinden nasıl da itinayla 21 Aralık için yazılan felaket senaryolarına hazırlandığını anlattı. O, anlattı ben dinledim. O kadar heyecanla anlatıyordu ki, bir an kendimi kaptırdım ve ben de düşünmeye başladım “Acaba ne olacak?” sorusunu sormaya başladım kendime.
Hayır, bildiğim Kuran’da yazan kıyamet alametleri var. Yani onlardan hiçbiri daha gerçekleşmemiş. Onu da böyle telkin etmeye çalıştım. İnatla “Tamam kopmasa da ne olacak?” diye soruyordu. Güldüm, yani hani bende herkesten sakladığım bir bilgi olduğunu düşünmeye başladım. Sonra içini rahatlatmak için bir gece önce televizyonda Teke Tek programında Öner Döşer, Hande Kazanova ve Ata Nirun’un katıldığı programda konuşulanların özetini geçtim. İkna oldu. Telefonu kaparken sakindi.
Bu sefer beni bir düşünce aldı. Aklım takıldı. İnsanlar bu kadar abartıyor ama hakikatten ne olacak?
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diye düşünmeye başladım. Sonra tekrar kendime güldüm. 2000’e girerken de buna benzer senaryolar vardı. Her yer kararacaktı ve bir sürü bilimkurgu…
” Kopacaksa kopacak! Ne yapacağız? Neyi neyden koruyacağız?” diye kalktım. O günden sonra bende 21 Aralık söylentilerine dair hiçbir endişe vb. şeyler kalmadı.
Neyse daha 21 Aralık’ı atlatmadık ama herkes çoktan atlattı, içimize bir su serpildi. Kıyamet ertelendi.
Ama illa kıyameti koparacaklar ya şimdi de başka hesaplamalar peşine düşüldü. 2018 var, 2112 var… Liste kabarık. Bugünü atlattık ama dahası var. Ne kadar meraklıymışız, kıyamete…
Sanırım artık dünyayı ne kadar kötü bir yer haline getirdiğimizin farkına vardık ve bir an önce toplanıp gitmek istiyoruz. Yani ben kendimce bunun başka bir açıklamasını da göremiyorum.
En çokta Şirince’den gelen haberler komikti. Akşamüstüne yaklaşıyordu, bir kanal Şirince’den canlı yayın yapıyordu. 00.00 atlatılmış, 13.11 atlatılmış, e daha ne olsun. Adamlar dans ediyorlardı.
İşin komik tarafı adamların dans etmesinden önce bu saatleri kim verdi? Bu bilgi nerden ele geçti? Haberleşmenin ve teknolojinin bu kadar yaygın olduğu bir zamanda, nasıl kimse bilgilerin kimden çıktığını öğrenemedi?
O zaman bence diğer kıyamet tarihinden önce bu saatleri açıklayanı bir bulalım, belki elinde açığa çıkmamış başka bilgiler de vardır…
İşin bir kötü tarafı daha var, bundan sonra biri kıyamet kopuyor dese de, kıyamet gerçekten kopacak olsa da kimse inanmayacak.
İşin bir de iyi tarafı var, bazı sektörler için sene sonu hesapları kapanmadan önce 21 Aralık işe yaramıştır diye düşünüyorum.
Neyse…
O zaman mottomuz, bugün internette fenomen haline gelen bir söz olsun;
“Yaşasın Maya Tutmadı. yaşaMAYA devam”
İyi Geceler…
Müge







Bir Cevap Yazın