Tam istasyondan çıkmak üzereyiz, bir çocuk belirdi, Hadi Abi, aldı kolundan içeri götürdü bende peşlerinden…

cocuk

1o yaşında, ellerini camlar kesmiş, kan içinde, omzunda da bir çanta, gözleri yaşlı, tedirgin bakıyor bizlere.

“Nerede oturuyorsun?”
“Bilmiyorum!”
“Evin telefonu kaç?”
“Bilmiyorum!”
“Hangi okulda okuyorsun?”
“Hacı Hamidiye”
“Kardeşin var mı?”
“Var”
“O kaçıncı sınıfa gidiyor?”
“Aynı sınıftayız?”
“İkiz misiniz?”
“Hayır, annem aynı sınıfta olun kardeşinizle diyor”
“Baban ne iş yapıyor?”
“Galerici”
“Sen evden mi kaçtın?”
“Hayır, oynuyodum, sokakta kaldım. Babaanem uzakta oturuyo, yolu bulamadım”
“Annen evde mi?”
“Babaanemdeler…”
“Evde biri var mı?”
“Kardeşim var, o açar…”

O anlatırken, sık sık uzaklaştım. Çünkü hem gözlerim doluyor, boğazım düğümleniyor konuşamıyorum…
Belli ki evden kaçmış.
Kimbilir neden…

Kaç yaşında, kimbilir ne sorunları var, kimbilir ailesi ile ilişkileri nasıl…
Belki benim anne baba tanımım ile onun anne baba tanımı arasında dünyalar kadar fark var!

Belki anne onun için sığınacak bir liman, derdini anlatacak, seni anlayan tek insan değil…
Belki baba onun için evin direği, onu herkesten koruyan güçlü kocaman bir duvar değil…
Belki kardeş onun için en yakın arkadaş, omzunda utanmadan ağladığın, bir dokunuşu ile huzur bulduğun değil…

Bilemem ki, neler yaşıyor içinde,
Ne uzaklaştırdı onu o evden,
Bilemem!

Fatma Abla polise haber verdi. Ama belli ki bir kayıp haberi de yoktu ki, polis birşey söylemedi.
“Benim senin yaşında oğlum var bu saatte sokakta gezmiyor” diye ekliyor Fatma Abla…
Ama çıt yok, burnunu çekiyor, bizleri süzüyor.
Polis diyorlar, korkuyor!

Bir yandan gözlerim doluyor, bir yandan sinirleniyorum!

Ben buraya geldiğimden beri, çok daha başka yanlarını gördüm hayatın. Mutluyum, besliyor beni burası ama hani böyle hayat boyu unutamam dediğin derslerde vermiyor değil.

Benim annem, benim yaşımda geldiğinde (24)  biri 3, diğeri yeni doğmuş iki çocuğu varmış, çalışmıyordu. Ama hiçbir zaman anne şefkatinin eksikliğini hissetmedim. Anne demek benim için birlikte oyun oynamaktı, parka gitmek, birlikte yemek yapmaktı. Annem bir an olsun yanından ayırmazdı bizi.

Babam sertti, sinirliydi ama baba demek elinden tutup gezmek, kucağından inmemek, doyasıya sarılmaktı, öperken yanaklarımdan bıyıklarının gıdıklamasıyla kahkaha atmaktı bana göre baba…

Burada insanlar genel olarak erken evleniyorlar ama bunun gerçekten erken ya da geç evlenmekle ilgisi yok! Bunun tamamen bilinçle akalı!
Bu tamamen anne baba olmanın sorumluluğunu taşımakla alakalı!
Birşeyler yapmak istedim ama ilk defa böyle bir şeyle karşılaşıyordum, nutkum tutuldu! Hareket edemedim! Onu izledim, onu anlamaya çalıştım…

Ama onu anlayamazdım ben, onun dünyası bambaşkaydı…

O bindi polis arabasına gitti, ayakları geri geri gitti giderken belliydi, istemiyordu gitmek. Zaten razı olsa, o saatte neden sıcak yuvası yerine sokaklarda olurdu ki insan? Aklım kaldı onda, kimbilir hikayesi neydi…

Diyeceğim o ki, bu düşüncenin yaygınlaştırılması lazım. Evlendiğin zaman hemen çocuk doğurmak zorunda değilsin. Annelik babalık dünyaya gelsin Allah rızkını verir demek değil. Elbet Allah verir! Ama onu kim eğitecek? Kim şefkat verecek? Kim ona doğruyu, hakkı, inanmayı, sevmeyi öğretecek?

Kim?

Diyeceğim o ki, bakamayacağınız, ilginizi veremeyeceğiniz kadar çocuk doğurmayın! Ne olur… Yapmayın!

Bunun manevi yükü kadar, maddi yükü de var. Özel okulda okumasalar bile bir çocuğu bile yetiştirmek öyle kolay değil! Hele ki asgari ücretle annenin de çalışmadığı bir evde!

Kıyamıyorum işte bir çocuklara bir de yaşlılara…
Özellikle çocuklar böyle sanki içimden birşey kopuyor ağlayan, üzgün çocuk görünce!
Gerçekten mutsuz çocuk olur mu?
Hayal edemeyen çocuk olur mu?
Düşünsenize;

Büyüsek bile içimizdeki çocuk ölmüyor, o olmadan bir dünya hayal etsenize…
Ben edemiyorum!

Neyse…

Ben hala kendime gelemedim ve muhtemelen birkaç gün daha gelemeyeceğim…
Ne yediğim yemek boğazımdan geçti, ne de canım birşey yapmak istiyor!

Müge…

 

Bir Cevap Yazın

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Trending

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin