Valeria Lukyanova ve Anastasiya Shpagina isimlerini daha önce duymuş muydunuz?
Bundan yaklaşık 10 sene önceydi sanırım. Bir araştırma yapmışlar, küçüklüğünde Barbie ile oynayan çocuklarda yeme bozukluğu oluyormuş. Halime
Barbie oynadığım yaşlardaki halime bakmıştım – ki 14 yaşıma kadar elimden düşürmedim – bunun olması imkansızdı. Hatta annemin televizyona bakıp, ne alakası var sen senelerce oynadın olsa sende olurdu dediğini dün gibi hatırlıyorum.
Ama çok özenirdim onlar gibi pürüzsüz, sevimli ve kız gibi olabilmeyi…
Ama, hiçbir zaman Valeria ve Anastasiya gibi bir yola girmeyi de düşünmedim. Onlar gerçek hayatlarında birer Barbie’ler. Yani o bildiğimiz oyuncak olan Barbie’lerin canlıları gibiler.
Bir düzine ameliyat ve operasyondan sonra tam anlamıylar Barbie bebek gibi olmuş, Gönül Yazar’ın lakabını elinden itinayla almışlar.
Eee bunların Ken’i nerde demez mi insanlar?
Tabii der, var da zaten. Justin … adında bir arkadaşımız da Ken’e özenmiş ve tam anlamıyla Ken’in kopyası olma idealini gerçekleştirmiş. Hayır şaşırtıcı yani bizim ülkemizde filan olsa kesin Action Man olurdu. Çünkü salon erkeği Ken biz de erkeklerin özendiği bir figür değildi açıkçası.
Ayrıca bakmayın böyle Barbie olduklarına. Valeria kızımız ciddi bir feminizim düşmanıymış. Erkek egemenliğine inanırmış. Öyle büyütülmüş çünkü.
Neyse, bana oldukça değişik geldi, paylaşmak istedim. Siz böyle bir yola girmek, Barbie’ye benzemek amacını güder miydiniz? Ya da erkekler siz söyleyin, bir Barbie kız arkadaş ister miydiniz?







Bir Cevap Yazın