Belki dersin, bazen sadece bir belki! Sonunu dilin varmaz söyleyemeye, aklın almaz, kabullenmez, dökülmez dudaklarından, mantık dışıdır, kalbine aykırıdır ama…
Ama başlarsın, nedenini bilmediğin bir şekilde,
Sürekli belki demeye…
Belki o da seviyor,
Belki çekiniyor,
Belki korkuyor,
Belki hata bende,
Belki beni sadece eğlence olarak görüyor,
Belki çok ciddi düşünüyor,
Belki beni kıskandırıyor…
Ve onlarca, yüzlerce ve binlerce belki,
Seni olduğun yerde bırakır,
Altına bir tabure çeker,
Bir güzel fantezik hayalleri de peşi sıra dizer önüne,
Günlerce, aylarca ve yıllarca oyalar…
Hele ki, o belki’lere bir bel bağladıysan,
Yerinden kıpırdayamazsın, hissedemezsin, görmezsin,
Duymazsın,
Hayattan kopar,
Belki’lerde boğulursun!
İzin vermezler, sormana, düşünmene, hareket etmene!
O belkilerki, nice yaşanacakları erteler,
Nice anlamsız ve gerçek dışı umutlar yeşertir,
Seni ne aklın, ne kalbin, ne başkaları,
O umut yeşerten, gerçeği görmeni engelleyen cazibesine dayanamayan belkiler bitirir!
Belki deme, çünkü bir kere dedin mi,
Devamı gelir,
Hiç bitmez, sonu gelmez bir yolculuğa çıkarsın,
Olmayacak düşlerin aleminde!
Ama bir işine yarar o belkiler, herşeyi her yönüyle düşündürtür sana. Ne işine yarayacaksa…







Bir Cevap Yazın