Yazı öncesi not: Okurken bunu dinleyin. Nedeni aşağıda=)
Yaralı insan güçsüzdür ama baktığında en güçlü görünendir en yaralı olan.
Bakmayın öyle güçlü durduklarına!
Yaralı insanın zaafı çok sevebilme gücüne sahip olmasıdır.
Yaralı insanın zaafı karıncayı incitemeyecek vicdana sahip olmasıdır.
Yaralandıysan bir kere eğer and içersin bir daha yaralanmamak için…
Ve bir kez yaralandıysan eğer, şanslısındır bir dahaki sefer yaralanacağını anlarsın.
Anladığın an işte o an anlarsın yine güçsüz düşeceksin,
O yüzden,
En güçsüz yanın o olduğu için kaçarsın, inkar edersin…
En çok onunla kalbini hissedebileceğin için kaçarsın, inkar edersin…
En çok sen olabileceğin için onunla aslında senden kaçarsın…
Onun çabası, kaçanın kovalanmasından değil, seni ortaya çıkarmaya çalıştığındandır aslında…
Ama biz yine de kaçarız, kaçtığımızı sanarak…
Çünkü eğer kaçıyorsak, gözlerinin içine değil, suratına dahi bakamıyorsak yine o yaralayacaktır.
Çünkü insanı sadece ikinci kez bir kez sevip yaralandığı yaralayabilir!
Çünkü insan başkasına değil, bir kez sevip yaralandığından hiç kaçamaz!
Döner dolaşır yine onu bulur! Neden mi?
Kapanmamış bir hesap vardır, söylenmemiş sözler vardır!
Fotoğrafına bakmayız, bakamayız…
Adını anmayız, anamayız…
Sesini duymayız, duyamayız…
Çünkü yaparsak bunları kendimizi hatırlarız, kalbimizi hissederiz, kendimize verdiğimiz yemini bozarız…
Ve bir daha yaralanırsak eğer
Ne biz, biz olabiliriz,
Ne de bir daha feriştahı gelse,
Kalbimizi hissedebiliriz.
O yüzdendir güçlü omaya çalışmamız…
İşte o yüzden,
Gücümüz de, güçsüzlüğümüzde çok sevebildiğimizden…
P.S: Ezel izlemek yeniden bir kez daha, her defasındaki gibi zihin açıyor. Ezel’e neden bu kadar tutkulu bir şekilde bağlı olduğum da yeni yazıda gelecek=)







Bir Cevap Yazın