Üzerinden seneler geçti. Tam 3 sene olmuş dizi biteli. Ama benim için hiç bitmeyecek bir maraton başlamış bundan tam 5 sene önce.

Ara ara açar izlerim Ezel’i, bağımlılık değil, hayranlık değil.

Ne zaman tıkansam hayatta,
Ne zaman yeniden başlamak istesem,
Ne zaman yolumu kaybetsem,
Ne zaman kim olduğumu unutsam,
Ne zaman sorularımın cevabını düşünemeyecek kadar körleşsem,
Açarım,
Açar en baştan yine izlerim.

Bir intikamım yok,
Bir hasmım yok,
Bunlar olduğundan değil,
Kimsenin canını acıtmak istediğimden,
Geçmişimden birşeyleri çözmek istediğimden değil,
Önümü görebilmek için!

Çünkü herkesin bir oyunu var bu hayatta,
Herkes bir oyuncu,
Farklı hayatlara dahil oluyorsun zaman içerisinde,
Ve kayboluyorsun girdiğin her oyuncunun oyununda,
Sahnenin ortasında dımdızlak kalıyorsun,
Sufleni, rolünü unutuyor,
Birini tamamlayamadan diğerine gidiyorsun,
Ve arkanda tamamlanması gereken birçok rol…
Birçok sorumluluğu arkada bırakarak kaçtığın,
Birçok sen…

Herkesin içinde o diziden herkes biraz var aslında.
Ezel gibi yeniden hayata başlamak isteyen sen,
Bahar gibi hiç kirlenmemiş sen,
Eyşan gibi en sevdiği için bir diğer en sevdiğini yaralayan sen,
Ali gibi yaptığı birşeyden her gün pişmanlık duyan sen,
Cengiz gibi birini çok kıskanıp, kendin bile neler yaptığına inanamayan sen,
Dayı gibi geçmişini, geçmişindeki hatalarını birine yardım ederek temizlemeye çalışan sen,
Tefo gibi aslında kötü olduğunu bile bile sırf sana benziyor diye ona kayan sen,
Kenan gibi geçmişinden kalan bir hesabı kapatmak için gün sayan sen,

O dizide biz varız,
Bizden herşey var,
En saf halimizle biz varız.

Çünkü hepimiz yeniden başlamak istedik birçok zaman,
Çünkü hepimiz ufakta olsa, kalbimizin bir yerine ağır gelen bir pişmanlığa sebep olduk,
Çünkü hepimiz hiç olmayacağını bildiğimiz bir aşkın, yüreğimizin ve aklımızın dizginlerini ele geçirmesine izin verdik,
Çünkü hepimiz geri dönüp düzeltmek istedik,
Çünkü hepimiz iyi olduğumuz o an kazanmak istedik.
Çünkü hepimizi hep en yakınları, en sevdikleri, “o yapmaz” dediklerimiz en derinden vurdu, kırdı!

Bazen sorular o kadar karışık oluyor ki,
Bazen içinden o kadar çıkamıyorum ki,
Nasıl bu hale geldiğimi,
Nereden başladığımı,
Nereye gittiğimi,
O kadar kestiremiyorum ki,
Açıyorum en baştan izliyorum.

Hani dayı arada birşeyler anlatıyor ya,
Sanki bana anlatıyor.
Sanki bana yol gösteriyor.
Mesele intikam değil,
Mesele her senle başa çıkabilmek,
Mesele her ne olursa olsun,
Kim olduğunu unutmamak,
Mesele her ne olursa olsun,
Bu hayatta ne için ayakata durduğunu hatırlayıp, yoluna devam edebilmek…

Yani mesele durup bir nefes alıp, tekrar kaldığın yerden tüm oyunlardaki rollerini tamamlayıp yoluna devam edebilmek…

Mesele bu değil mi?

P.S: Bu vesile ile Tuncel Kurtiz’i saygı ve rahmetle anıyor, onu bu işe katanlara ve onunla bir sahnede olsa bir arada bulunanlara bu güzel iş için teşekkür ediyorum.

Ve ben bu ekibin önünde eğiliyor, başarılarından dolayı tebrik ediyorum. Müziğinden ışığına kadar her bölümü bir sinema tadında o bir buçuk saatin nasıl geçtiğini anlamadığın bir zeka ürünü… Ve bence dünyanın en iyi 3 dizisi arasına net girer!

Buyrun geçtiğimiz ay yayınlanan dizinin tanıtımını izleyin

Bu arada ben diziyi yeniden izlemek isterim derseniz, Youtube kanallarında tüm bölümler HD olarak var, kaçırmayın, zaman kaybetmeden yeniden başlayın derim…

Müge…
shuffle-kimlik-site

Bir Cevap Yazın

, , , , , , , , , , ,

Trending

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin