“Lütfen çok endişelenmeyin, çünkü sonunda hiçbirimiz için uzun bir zaman yok bu dünyada. Hayat kayıp gidiyor ve eğer tükenmiş hissediyorsanız, gözlerinizi bu kadife yaz gecesinde gökyüzüne ve sıra sıra dizilmiş yıldızlara çevirin.Ve eğer geceyi gündüze çeviren kayan bir yıldız görürseniz, bir dilek tutun. Beni düşünün. Hayatınızı olağanüstü kılın. Biliyorum ben yaptım.”
Böyle diyor Robin…
Bir sufle ya da kendi sözleri, ne fark eder?
Ne kadar içten okuyor değil mi?
Hiç fotoğraflarına baktınız mı?
Ne kadar güzel ama bir o kadar hüzünlü bakıyor değil mi?
Hayatta kendine en çok zaran verenler, kendini yiyip bitirenler kimlerdir bilir misiniz?
Vicdanlarına ağır gelen, söylediklerinde bir o kadar rahatlayacağını bildiklerini söyleyemeyen, tüm onları kalbine gömenlerdir.
Söyleyecek çok şeyi olmasına rağmen, susanlardır. Ve onların tüm sözleri gözlerinde birikir, bakışları olur. Ama hep bir ışık vardır o insanların gözlerinde, çünkü onları ayakta tutan içlerindeki o umut ateşidir iyi günlere dair, hep yanan…
Ve bu insanlar; stres, depresyon, ruh hastalıkları ve daha nice psikolojik rahatsızlığın en çok görüldüğü insanlardır.
Ve böyle insanlar tanıyorsanız, onlara daha iyi bakın, gözlerinin içine tüm umudunuzla bakın. Onlara, onları anladığınızı gösterin. Konuşmasına izin verin, susturmayın. Ellerinden tutun, sarılın. Kalbinizdeki tüm umudu onlara verin. Çünkü dünya onlarla daha iyi bir yer olacak.
Çünkü onlar susmamalı, onlar sadece hissetmeli ve bize doğruyu göstermeli, hissetmeyi yeniden hatırlatmalılar ki ne olduğumuzu hiç unutmayalım…
Sebebi her ne olursa olsun, birşey söylemeden, yapmadan önce bir saniye düşünün ve kendinize sorun “Ben nasıl hissederdim?”. Eminim birçok kötü sözü yutacak ve birçok kötü davranıştan kaçacaksınız.
Robin Williams için depresyon dediler ve buna benzer pek çok iddia ortaya attılar. Evet sonu intihar olmamalı ama ağır gelmiştir. Çünkü o söylenemeyenler, anlatılamayanlar belki bilmezsiniz çok büyük yük olur. Çünkü yüreğin yorulur, artık savaşamazsın…
Bunun parayla pulla ilgisi yok. Ne yaşamıştır ki demeyin!
O vicdan varya o vicdan, karıncayı bile ezdikten sonra düşündürtür insana, belki bir arıyı öldürdükten sonra…
Kimse suçlu değil. Robin’i tanımam, filmleri dışında çok büyük bir takipçiliğimde yoktur. Ama o rolleri oynayan insanın bir umudu, söyleyemedikleri vardır. Çünkü iyilik rolle olmaz! Ne kadar başarılı olursan ol iyiliğin rolünü yapamazsın! Vicdan ve saf kalp rolle gösterilmez, çünkü öyledir.
O rollerle bize umutlarını anlattı Robin. O rollerle kalbimizi yeniden hissetmemizi sağladı.
Ne dersin Robin, belki bir gün söyleyecek çok şeyi olup söyleyemeyenlerin olduğu yerde buluşuruz…
Müge…







Bir Cevap Yazın