Bazı insanlar vardır konuşur ama kalbini titretir, ona “buradayım, sadece hisset” dedirtir…
Bazı insanlar vardır, oynamaz, yaşar yaşatır…
Bazı oyuncular vardır, ekranda da o’dur, hayatta da…
Bazı oyuncular vardır, tanımana gerek yoktur onları anlamak için gözlerine bakman yeterlidir.
Tuncel Kurtiz…
Ben onu geç, Ezel’le tanıdım. Ve belki de sırf onun için diziyi sayısız kez izledim. Sadece ondan dinlemek istedim “Etme”yi, sadece o bana hissettirebildi çünkü Shekspeare’in demek istediklerini tüm kalbiyle…
Ve kaç kere dinledim kimbilir “Gidiyorum…” dizelerini ondan!
Gerek dedeme benzerliği, gerek onun bilgeliğini gördüğüm adam Tuncel Kurtiz için bugün yazmamak olmazdı. Onun için bu sitede tek bir kelime bile olmaması olmazdı.
Çünkü ben ne zaman bir daha düşünmek istesem, ne zaman kendimi hayatın rutin düzeninde kaybetsem sadece onun için bir daha izlerim Ezel’i. Çünkü bilirim o dayı, Tuncel Kurtiz. O dayının sözleri Tuncel Kurtiz’in öğütleri…
Çünkü ancak o yaşamışlığa, o tecrübeye sahip bir insan sana bunları inanarak anlatabilir, inandırabilir seni…
Evet, Tuncel Kurtiz benim olduğu gibi hepimizin kabinde tahtı Ramiz Dayı ile kurdu. Ama asıl Kurtiz öyle büyük bir adamdır aslında… O güne kadar gizli gizli çıkmştır başarı merdivenlerini…
Gelin bakalım Tuncel Kurtiz’in hayatına kısaca…
Dormen Tiyatrosu ile başlar oyunculuğa. Zeki Öktem’in yönetmenliğini ve Yılmaz Güney’in yapımcılığını üstlendiği 1978’deki Sürü filmi ile kariyerinde zirveye çıkar. Nurettin Sezer ile birlikte yazdığı Gül Hasan filminin senaryosu ile 1981 yılında Antalya Altın Portakal Festivali’nde en iyi senaryo ödülünü alır. Birçok ödülü bulunan Kurtiz, 1986 yılında ise Berlin Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü de başarı madalyalarının yanına ekler. 95’in üzerinde film ve dizide yer alır Kurtiz. Ama biz onu Asi’nin uyuz dedesi, Ezel’in arkasındaki duvarı dayısı, Muhteşem Yüzyıl’ın Ebu Suud Efendisi, Güz Sanıcısı’nın KAmil Efendisi olarak biliriz daha çok. Oynadığı filmler ve hakkında daha fazla bilgi için buyrun burayı ziyaret edebilirsiniz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Tuncel_Kurtiz
Gelin hep birlikte önce Ramiz Dayı’nın en iyi sahneleri ile analım Tuncel Kurtiz’i daha sonra da en güzel sözlerini okuyalım…
Etme Şiiri
Gelelim gönlümde taht kuran Ramiz Dayı’nın en unutulmaz, hatta akıllara kazınmış en anlamlı ve en düşündüren sözlerine…
*Aileden biri ayrıldığında, yüzünü unutsan da, sesi kalır seninle. Yinede devam eder seninle konuşmaya.
*Baba ile çocuk, birbirine emanettir Tanrı’dan.
*Her şey kurşun olur sıkarsın kendi içine, Sevdiğini öldüren herkes bilir bunu.
*Hesap görmek, hesap etmekten zordur yeğenim.
*Öbür dünyayı gözden çıkarır insan. Ama bu işlerin daha burada görülüyor hesabı.
*Doğruluğun şaşmaz eli bize sunuyor, içine zehir döktüğümüz kupayı.
*Sadakat, başkası istedi diye hain olmak değilmiş. Sadakat; kendine sadık kalmakmış.
*Sevgiden kör olmaktır hep kaçtığın şeye, eninde sonunda yakalanmaktır sadakat.
*Kaderimiz niye avucumuzun içinde yazılıdır bilir misin? Gerektiğinde gizleyebilelim diye.. Niye bilir misin? Çünkü güç gizden gelir..Gerçek niyetini kimse bilmeyecek..Kaderin sırrındır..Kaderini kimseyle paylaşmayacaksın..
*Ne umutlar fısıldarsa fısıldasın, sana hayat çeker gider sadık kalmaz sonunda.
*Sadakat sevdiğinin kalbini tutup avucunda tutmaktır. Sadakat gerektiğinde o yüreği fırlatıp yere atmaktır.
*Hep kaçtığın şeye eninde sonunda yakalanmaktır sadakat.
*Hayatın kuralı bu; ne kadar uzağa gidersen git, başladığın yere dönersin sonunda.
*Ne kadar değişirsen değiş nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı. Ne kadar terbiye etsen de susturamazsın içindeki canavarı.
*Geçmişe sorular soran kendi sesinin yankısını gerçek sanır.
*Bir kere ihanete uğradın mı, anılar sana bataklık olur yeğen. Hatırladıkça çekerler seni içeri. Hatırladıkça affetmek istersin yeğen. Çünkü affetmek, unutmak demek! Öncesini hatırladıkça sonrasını unutmak istersin.
*Eğer birisi seni aldatmışsa, bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur.
*Erkek aldatıldığında ihanete uğrar. Kadın aldatıldığında tercih edilmediğini anlar.
*Sevdiğini korumak için savaşman yetmezse eğer; en karanlık çare onun sevgisini öldürmektir. Sevdiğini kurtarmak için en kötü ihtimal, en son yol ona ihanet etmektir.
*Her ihanet sevgiyle başlar.
*İkinci hayat ilkinde ihanete uğramak değil, ilkine ihanet etmekmiş!
*Çırpınma boşuna yeğen! O hançer bir kere saplanınca, çıkarmaya kalktıkça iyice kalbine gömersin.
*Değişmek zordur yeğenim. Ama bazen: Aynı adam olmak daha zordur. Hayat öyle yüklenir ki üstüne; durduğun yerde çatır çatır çatırdarsın.
*Bazen öyle acır ki için; değiştin sanırsın şimdi dersin. Şimdi her şeyi yapabilirim. Bazen hayat seni öyle zorlar ki yeğenim; yolun başında kimdin: Unutursun.
*Bazen yaşamak için öldürmek zorundasın. Bazen yaşamak için içindeki sevgi seni öldürmeden sen onu öldürmek zorundasın.
*Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak en çabuk unuttuğumuz şeydir; ne yapsak!
*Sırtını duvara dayayan mı köşeye sıkışmıştır? Yoksa arkasına dikkat etmeyen mi kardeş?
*Mesele ölmek değil yeğen, dost bildiğin en güvendiğin adamın eliyle ölmekmiş mesele.
*Merak; aşktan daha güçlü bir şey. Bir kere âşık olunca bilirsin aşkın sana ne yapacağını, ama merak öyle değil. Eğer birini merak edersen, o merak seni alır götürür.
*Sevilmeyi hak etmediğini düşünen herkes yalnızdır. Sevmekten korkanın kaderi ise yalnız kalmak değil, nefret ettikleriyle baş başa kalmaktır sonunda.
Sevgiler,
Müge…







Bir Cevap Yazın