Anadolu Yakası’nın Küçük İtalyası’ndaydık!

Beni yakından tanıyanlar bilir, bir Gaziantep ve Bursa damak genleri taşıyan biri olarak enteresan bir şekilde bir İtalyan klasiği olan, birçoklarına göre “bildiğimiz lapa” olarak anılan Risotto’ya olan hayranlığımı…

Ama sadece bir lapadan çok daha fazlasıdır bir Risotto, soğan vardır ama yoktur, et suyu vardır ama yoktur… Adeta büyülü bir yiyecektir, içindekileri neredeyse tahmin edemeyeceğiniz. Bazen balık ürünlü olur, bazen mantarlı…

Bir tavsiye üzerine bir iş görüşmesi arasında ekip arkadaşlarımdan Dilara ile Anadolu Yakası’da 3 ortağın Küçük İtalya’sı La Trattoria’da aldık soluğu. Yeri de oldukça kolay, biz o yakanın taksisi olmadığımızdan biraz karıştırmış olabiliriz ama gerçekten yeri çok kolay.
la-trattoria-fenerbahce-shufflepost-1

Ortaklardan Murat Bey tüm samimiyeti ve içtenliği ile karşıladı bizi. Çocuklarından, yıllardır uzak kaldığı Türkiye’den, ülkesindeki gözlemlediği değişikliklerden, yemek aşkından, İtalyan mutfağından, 15 sene yaşadığı Washington’dan ve daha birçok şeyden sohbete başladık 2 ay önce açtıları restoranında.la-trattoria-fenerbahce-shufflepost-7

Sevimli girişi, taş duvarları, ve kapıdan içeri girdiğinizde sizi karşılayan küçük sevimli bir İtalyan köy evinin penceresini andıran bir pencere ile tam bir İtalyan atmosferi yakalanmış. Hani o Ferzan Özpetek filmlerinin sahnelerindeki mutfaklar, restoranlar gibi, samimi, sıcak ve Akdeniz kokan…

la-trattoria-fenerbahce-shufflepost-8

Önce kendilerinin hazırladığı bir ekmek geldi, zeytinyağ, balzamik sirke ve sarımsaklı sosla birlikte. Ekmekten daha isteyip istememek arasında gittik geldik. Çünkü kafamızdaki düşünce; “ekmek bu kadar lezzetliyse, gelecek yemeğe yer ayırmalı”ydı.

la-trattoria-fenerbahce-shufflepost-2

Ardından ana yemek olarak Murat Bey’in tavsiyesi ile Kuzu İncikli Risotto’yla devam ettik. Bu şehirde neredeyse Risotto yemediğim yer kalmadı. Sadece bir tadı aradım diğer yediklerimde de ve sonunda buldum. Evet, İstanbul’da La Cucina yeni adıyla Vincotto’dan sonra yediğim en iyi ikinci Risotto’yu La Trattoria’da yemiş oldum. Çok rahatladım=) Çünkü her İtalyan konsepte sahip yerde ya olmuyor ya da olan da Risotto olmuyor. Tabii ki tek sorunum İtalyan restoranlarının iyi Risotto yapamıyor olması ve benim bundan mahrum kalmam değil. Sorun tabak başına 40-50 lira alıp insanların önüne Risotto diye, bildiğimiz bir lapa ya da pişmemiş pirinç taneleri çıkaran işletmelerin, bunu insanlara Risotto diye satıyor olması. Yani insanları aldamaları. Neyse… Bu özverili servis ve yaptıkları işi layıkıyla yaptıklarından dolayı hem La Trattoria hem de Vincotto ekibine teşekkür ediyorum.

la-trattoria-fenerbahce-shufflepost-4

Genellikle az getirilen Risotto oldukça hem mide hem de göz doyurucu porsiyonlarda sunuluyor. Üzerindeki kuzu inciğin lezzeti ve içerisindeki arpacık soğanı reçeli taneleri ile lezzetin dengelenmesi tek tabakta sizlere hem lezzetli bir Risotto hem de meyveli et keyfini bir arada sunuyor.

la-trattoria-fenerbahce-shufflepost-6

Ardından Murat Bey’in arkadaşının anneannesinin tarifi olan yani tarihi bir tarifli Tiramusu ile devam ettik. Gerçek mascarpone peyniri ile hazırlanmış, damağınızdan hiç gitmesini istemediğiniz bir tat bırakan enfes bir Tiramusu yedik.

la-trattoria-fenerbahce-shufflepost-5

Bir temsili İtalyan toprağında da olsak Türküz ya yemek ardından bir Türk Kahvesi ile devam ettik ama siz etmeyin, çünkü La Trattoria gerçek anlamda bir İtalyan. Çok özendikleri özel kahve çekirdekleri ile hazırladıkları tariflerden deneyin.

Yani guys, çıkın çıkın gidin, siz de benim gibi bir İtalyan mutfağı düşkünüyseniz, mutlaka gidin, pişman olmayacaksınız. Herşey orjinal herşey yerinden geliyor ve bunun farkını net bir şekilde sunulan yemeklerin tadlarından anlayabiliyorsunuz.  Menü ise klasik bir İtalyan restoran menüsü, antipasti, salata, pizza, makarna, risotto, ana yemek ve tatlıdan oluşuyor.  Hepsini anlatmanın mümkünatı yok ama ben sizin damaklarınıza bir parmak bal çaldım, deneyip yorumlamak sizden=)

P.S 1 : Yine beni tanıyanlar bilir, birşeyi duyduğum an hemen google’lar başlarım araştırmaya, mekan ve Murat Bey hakkında da küçük bir araştırma yapmıştım. Kendisinin, her başarılı ve bu başarıyı hazmetmiş olan insan mütevaziliğine ve tavırlarına
bakmayın, kendisi ülkemizi senelerce Washington’da başarıyla
temsil etmiş bir barista, şef ve  bunun yanı sıra bir de Yoga eğitmeni.

P.S: 2: Trattoria ne demek?” diye sorarsanız, İtalyan restoranları kendi içlerinden bazı türlere ayrılır. Bunlar; Ristorante, Trattoria,
Osteria, Pizzeria ve Paninoteca. Trattoria  mütevazı ve daha çok yöresel tatlara yer verilenlere denir.

Açık Adres: Kalamış Wyndham Otel’in önünden devam edin, ikinci ışıklardan sağı takip ederek Fenerbahçe Orduevi’ne götürecek o yol sizi. Ardından orduevi kapısının karşı arasından tahmini 100 mt.
ilerleyin hemen sağınızda Misina Balık’ın karşısında La Trattoria=)

Bir Cevap Yazın

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Trending

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin