Annem bana kitap okutana kadar neler yaptı size anlatamam. Okuldan verilen okuma ödevlerinin hepsini son güne kadar okudum derdim, sonra sıra ödev yapmaya gelince tabii ki okumadığım ortaya çıkar, son anda annem kitapları okur, okul açılmadan bir gece önce sabahlara kadar kitap özeti yazılırdı. O günler mi? Tamamen kabus gibi…
Bu uzun süre devam etti. Uzun süre kitabı hiç sevmedim. Ki annem hasta olmasına rağmen, her an kitap okumasına rağmen bit gün bile özenmedim. Çok tuhaftır ama kitapçıları ve kütüphaneleri çok severdim. Gezip kitap karıştırmayı severdim ama okuması çok zor gelirdi. Hep değişiktim zaten.
Ama bir gün oldu. Yine kütüphanede dolaştığım günlerden birinde o güne kadar bir tane bile kitabı bitirmemiş olan ben sanırım Lise 1 ya da 2’deydim. Bir kitapla tanıştım. Önce kapağına vuruldum. Sonra arkadaki özetine. Hemen kütüphaneden ödünç aldım. O gün eve gitmeyecektim, taşınma arifesindeydik ve dışarıda annemlerle bir yerde olacaktım. Sanırım bir mobilyacıdaydık. Okuldan çıktıktan sonra aralıksız okudum ben o kitabı ama kendimi kaybettim.
Evet, o gün bitirdim. Evet, hayatımda ilk kez kendimi vererek, sonuna kadar gelebildiğim ilk kitap Simyacı oldu. Paulo Coelho’nun Simyacısı… Sonra o ay boyunca o güne kadar eksik olan hangi kitaıb varsa hepsini okudum. Sonunda mı? Sonunda gerçekten ben başka hiçbir yazardan bu denli zevk alamadım. Hiçbir modern yazar beni bu kadar düşündüremedi. Ve sonra anladım. Ne aşk romanları, ne tarih romanları bu felsefi romanlar yok mu? Hani insanı düşündüren, beynini kemirten evet, ben onlardan başka birşey okuyamaz oldum. Vakit geçirmek için, kafa dağıtmak için değil, ben kafayı yemek için kitap okur oldum. Ve bundan oldukça mutlu olduğumu farkettim.
Tabii kendisinin Başak burcu olduğunu öğrenmem de geç olmadı. O zaman daha da bir yakın hissettim kendimi ona.
Ve evet, geçen gün Onedio’da yayınlanan “Paulo Coelho’nun En İyi 15 Sözü” içeriği aklıma bunu getirdi.
Neyse lafı çok uzatmıyorum, oradan buradan ben de en sevdiğim Paulo Coelho sözlerini paylaşıyorum guys…
P.S: Çocuğu kitap okumayan aileler, “sevdiğim kitabı bulamıyorum” diyenler, korkmayın. Buluyorsunuz, o kitap illaki okunuyor. Annem mesela o günden sonra hayatının en büyük şokunu yaşamış ve elimden kitabı alacak boyutlara dahi gelmişti. Elbet bir gün herkes o kitabı buluyor.
İşte Paulo Coelho’nun En Beğendiğim 22 Sözü!
* Çocukken; her şeyin sahibi olmak için büyümek isterdik. Büyüdük; şimdi her şeyden uzak olmak için hep çocuk kalmak istiyoruz.
* İnsanlar her şeyden, herkesten kaçabilirler, ama; hiç kimse kendi yüreğinden kaçamaz.
*Gitmeye değer yerlerin kestirmesi yoktur.
* En kusursuz cinayet, yaşama sevincini öldürmektir.
*Düşman, elinde kılıcıyla karşısında duran değil, arkasında hançeri saklayıp yanında durandır.
*Birinin gerçek yüzünü görmek istiyorsan kendisine hiçbir iyiliği dokunmayan birisine nasıl davrandığına bak.
*Hayatı ilginç kılan hayallerin gerçekleşme ihtimalidir.
*Bir ilişkide güvensizlik varsa ordaki sevgi yalandır. Ve güvenilmek, sevilmekten daha büyük bir iltifattır.
* Kabul ediyorum! En büyük hatam, yüzüme gülen herkesi kendim gibi sanmamdı.
*Elveda diyecek kadar cesursan, hayat seni yeni bir merhaba ile ödüllendirir.
*Hiç yenilmemiş insanlar vardır. Onlar hiç savaşmamış olanlardır.
*En iyisini sonraya saklamayın. Yarının ne getireceğini bilemezsiniz.
*Başkalarını memnun etmek için yaşarsan herkes seni sever, kendin hariç.
*Başkalarının ne düşündüğü önemli değil çünkü her halükarda yine aynısını düşünecekler.
*Zamanını satabilirsin, ama geri satın alamazsın.
*Hayatın sırrı, oysa, yedi kere düşüp, sekiz kere kalmaktı.
*Bir hayali gerçekleştirmeyi imkansız kılan tek şey vardır; başarısızlık korkusu.
*Bir gün kalkacaksınız ve hep hayal ettiğiniz şeyleri yapmaya vakit kalmamış olacak. Şimdi tam zamanı. Harekete geçin.
*Sadece güneşli günlerde yürürseniz, hedefinize asla varamazsınız.
*Tekne limanda güvendedir. Ama teknenin amacı bu değildir.
*Affet ama asla unutma yoksa tekrar yaralanırsın. Affetmek bakış açını değiştirir, unutmak ise aldığın dersi kaybettirir.
*Ok ancak geri çekerek atılır. Hayat seni zorluklarla geri çekiyorsa, seni daha büyük bir şeye fırlatacağı içindir. Nişan almaya devam et.
Fotoğraf: tilqi.com






Bir Cevap Yazın